29 Aralık 2012 Cumartesi

ERCAN KUMCU’DAN VOODOONOMİCS!


Bilenler bilir, Ercan Kumcu’nun en büyük tezi “Türkiye’ye döviz girince ekonomi büyür, çıkınca küçülür”dür. Ancak bu sene hiç de öyle olmadı. Cumhuriyet tarihinin en yüksek miktarda döviz girişi olmasına rağmen , büyüme %3’ün altında kaldı. Hal böyle olunca, Kumcu da olaya yeni bir perspektif getirmek zorunda kaldı (ki bunu son 3-4 yazısında vurguluyor). Efendim, bu sene Türkiye’nin büyüyememesinin nedeni Türk Lirası’nın değerlenmemesi (daha doğrusu değerlenmesinin engellenmiş olması) imiş. Peki, değerlenseydi ne olacaktı acaba? Hangi mekanizma Türkiye’yi coşturacaktı? İhracatın ve invisibles gelirlerinin azalması mı? İthalatın artması mı? Döviz düşüyor diye yatırım harcamaları mı patlayacaktı? Özel sektör (zaten neredeyse tamamı kendi parası olan) döviz borçları nedeniyle mi yatırım yapmaktan imtina ediyordu? (Yoksa, iç ve dış piyasalardaki talep zayıflığı ve belirsizlikler mi buna sebep oldu?) Hâlâ tasarruflarının üçte biri (altını da sayarsak yarısından fazlası) dövizde olan Türk halkı, kur düşüyor diye, iç tüketime mi abanacaktı? (Haa, belki iç tüketim biraz artardı ama bu artışın büyük bir kısmı tüketim malı ithalatına kanalize olurdu.)

Herşeyi bir kenara bırakalım, TL değerlendiği sürece büyüme sağlamak, Türkiye açısından “sürdürülebilir” bir politika olabilir mi? Küresel piyasadaki rakiplerimiz kurlarının rekabetçiliğin korumaya çalışmak için 10 takla atarken, bizim kuru değerlendirmemizin bir mantığı var mı? Bunun sonunda elde kalan tek şeyin ekonomide artan riskler olduğunu (ve bir de binlerce Mercedes ve BMW) defalarca tecrübe etmedik mi? 

Hiç yorum yok: